8 Ocak 2010 Cuma

Gurur ve Önyargı, Jane Austen


İlk toplantımızda “İhtiyar adam ve deniz” de konuşmaya başladığımız gibi bu sefer ilk sayfa olmasa da bir süre ilk cümlenin üzerinde durduk :

It is a truth universally acknowledged that a single man in  possession of a good fortune, must be in want of a wife

İlk cümle, okuyucuları tüm kitabın kurgusuna ve özellikle dönemin beklentilerine gönderme yapıyor. Tabi Bingley ve Darcy nin gelişine de zekice bağlıyorJ

Anlatıcı  sade bir dille (o dönemin yazım dilinde çok farklı bir şekilde) kendi yorumunu ortaya koyarken;  karakterler dönemin ağdalı dili paralelinde kendi karakterlerini ortaya koyyorlar..Bu sade dildeki zeka pırıltılarını gören Virginia Woolf, Jane Austen ı överken, Charlotte Bronte bu şekilde bir anlatımı bayağı bulmuştur.

Karakter analizleri, her karakterin simgelediği özellikler ; gurur,boşboğazlık, gamsızlık..
Kitapta Elisabeth dışındaki herkesle ince ince dalga geçildiği…Tezatlıkları Wickham ile Darcy gibi hatta Wickham isminin İngilizcede olmadığı belki de wicked dan türetilmiş olduğu..

Kadın bakış açısıyla ; gerçeğin tescillenmesine gerek yok.. Yorumu ve bu yorum ile yoğuruyor..İlk defa kitabı okuyanlar, anlatıcının sade diline de kapılıp,  konuşmalardan bağımsız ilk izlenimlere kapılabiliyorlar (!) Malum kitabın orijinal ismi ilk izlenimlermiş..İlk okuyanlar Darcy den nefret ederken, sonraki (2.,..3.)okumalarda aslında yönlendirmeyi görüp kitabın başından daha farklı değerlendirebildiğimizi..

Gururu nasıl yorumluyoruz ? Gurur nedir ? Bir erdem midir ? Darcy nin dediği gibi arkasında bir zeka yoksa kibire dönüşen hali çekilmez mi olur ?
She is tolerable but not handsome enough to tempt me cümlesiyle Elisabeth in gururunun nasıl incindiğini konuştuk..

Dönemin ortalama gelirinin yılda 500 sterlinlerde olabilirken, 5000-10000 sterlin/yılda bir gelirin ne anlama geleceğini konuştuk..Ayrıca aynı dönemde eğer bir kızın babası ona miras para bırakmıyorsa(mal,mülk bırakamıyor malum, ailenin en büyük erkek çocuğuna kalıyor); iyi bir evlilik yapamadığını, bu nedenle Mrs Bennet in aslında neden çırpındığını ve hepimizin onu nasıl anladığını…

Charlotte karakteri ile Elisabeth ‘in nasıl onu yargıladığı ve en yakın arkadaşından nasıl soğuduğu, Jane e daha çok bağlanmasına sebep olduğunu konuşurken, 2 farklı görüş ortaya çıktı. Kimimiz Elisabeth in ilk etapta gösterdiği tepkiden sonra onu anladığı ve kabullendiği, kimimiz ise Charlotte un hayalkırıklığını üzerinden atamayıp ablasına daha çok bağlandığını düşünüyordu. Kitaptaki en dengeli,rasyonel karakterin Charlotte olduğunu ve dönemin gerçekleri paralelinde nasıl hareket ettiği..

Pemberley ziyareti aslında Darcy nin anlatımı olduğunu, bölgenin ya da evin değil arka planda Darcy nin anlatıldığı, bu bölümde okuyucunun Darcy yi daha farklı tanımaya başlaması..

Farklı görüşler  ; Darcy değişti mi?  Elisabeth in aşkı ile değiştiğine inananlar ve yalnızca aslında anlatıcının yorumunun değiştiğine inananlar karşılıklı tartıştık..

Aşkın doğasında neden gurur ve önyargı var ? challenge ? Bu konu aşk üzerine hoş bir sohbete dönüştü. Aşk anlayışlarımızın farklılıkları..


Chapter 1 Başlangıç cümlesi ; kurgu Bingley ve Darcy nin Netherfield e gelişi ile bağlantısı
Chapter 3 sf13  negative impressions in her mind  ; his pride to Meryton society and not handsome enough, her prejudice because of his rudeness..
Chapter 34 sf 185 Darcy’s proposal of marriage to Elizabeth
Chapter 43 sf 235 Pemberley visit ; expansion of the landscape – vision of Darcy          Chapter 58 sf 346 Okuyucunun hayalgucune bırakılan konuşmalar..

4 Aralık 2009 Cuma

İhtiyar Adam ve Deniz, Ernest Hemingway


İHTİYAR ADAM VE DENİZ

Başlangıç : 21:30 – Bitiş : 23:30

Yazar tanıtımı : 1889 doğumlu- yazarlık ve savaş muhabirliği –İspanya iç savaşında askerleri eğitecek duruma kadar gelmesi, 2.Dünya savaşı savaş muhabirliği, Küba ve Paris teki yaşamı. İhtiyar adam ve deniz ile Pulitzer ve Nobel ödülü (1953-54). Sağlık durumu ; şeker, paranoya, intihar ederek yaşamına son veriyor..

Kitap : yenilgi-galibiyet-mücadele “flag of permanent defeat”
Yenilgi ve galibiyetin birbirine ne kadar yakın olabileceği..

Cheerful and undefeated ; gözleri için kendi içindeki çelişki

Bitmeyen struggle ; intiharın belki de sebebi bu, erkek dünyasındaki bitmeyen çelişki.. Erkek doğasında man destroyed but can not be defeated (ademoğlu mahvolur ama yenilmez) dignity,pride..

Hiç balık tuttunuz mu ? İpin gerginliğini devamlı kontrol etmek ve sürekli kontrol etmek.. Balığı öldüreceğiniz ve tekneye alacağınız zaman balığın yorulmuş olması gerekir..Birebir fiziksel mücadele..

Ölmek ve öldürmek ; öldürmeyi doğanın parçası olarak görmesi..

Neden balığı öldürdü ? Ben balıkçıyım ! Kendini ispatlamak ! Diğer balıkçılara kendini ispatlama !

Kendine eş bir rakip bulma, masküler ! rakibine hayran olma..

I have gone too far, pişmanlık ve onu öldürmenin günah olması..

Protogonist : Santiago  Antogonist ; Deniz mi ? Öldürdüğü balık mı ? Köy halkı mı ?

She hangi konularda kullanıyor ; Sandala konan kuşiar(narin ve güzel yaratılmış), kılıçbalıklarından biri için

Erkek self control, kadın lack of self control

Yıldızları,ayı,güneşi öldürmediğimize iyi yapıyoruz..Bir de onlarla mücadele edemezdik..

Egosu o kadar yüksek ki arada kayıp-galibiyet olarak farklı justification lara gidiyor..

Kitabın içinde Dimaggio niye var ? Di maggio’nun mücadelesi ile kendi mücadelesini ile benzer neler var ? Di maddio en değerli oyuncu seçilip, aynı sene sezon sonu sakatlık geçirip, sonra tekrar en iyi oyncu seçiliyor. Spor kavramı ile ; Di maggio maçı kazanmaya nasıl kilitleniyorsa; o da balığı öldürürken benzer şeyi düşünüyor. Amaç balığı öldürüp; kazanmak haline geliyor. Yaşam mücadelesi ile spor mücadelesi…

Manolin niye var ? Ana karakteri daha iyi anlamamızı sağlıyor, onunla geridönüşleri sağlıyor, kurgunun bir parçası ihtiyar adama acıma hissini sağlıyor, balıkla mücadele esnasında hep çocuğun yanında olmasını istiyor; gençliğini temsil ediyor “keşke genç olsaydım” demek yerine(bunu derse bırakması gerekir) kendiyle gençlik arasındaki bağı kuruyor.. yaşamın ve kendinin devamı.. Manolin’i Dimaggio nun yerine koyması, ve kendini Dimaggio’nun babası ihtiyar fakir balıkçı olarak görmek ve Manolin in çok başarılı olup balıkçı olarak kalmaması..

Balıkçının oltayı çekişi, omzundan geçirip çekmesi, elinin kasılması, beşeri günahlar, yatağa yatış şekli ; aziz Santiago, havarisi Manolin, omzu ile direği taşıması. Sacrifice edilen marlin(kılıçbalığı)
87 ; 40 din + 40 + 7 herbiri parça parça dini semboller,rakamlar

Sizce köpekbalıkları neyi temsil ediyor ? En saldırgan tipi, hazıra konuyor, kitapta korkunç mücadeleye rağmen balık-balıkçı; karnı doyan köpekbalıkları
Deniz o kadar farklı canlılarla kalabalık olmasına rağmen insan mücadelesinde yalnız ; belki de Hemingway yazılarını kritik edenleri köpekbalığı olarak tanımlıyor..

Neden kendi kendine konuşuyor ? Kurgunun bir parçası, beraberinde kendine destek olmak, kendi kendiyle paylaşma, gücünü yenileme..

Oynaşan kediler, aslanlar ; they played like Young cats, he loved them as he loved the boy.. ; aslanın hayatında bir ölüm/öldürme var, gençlik,hayatının neşesi, geçmişe yönelik keyifli anlar, çocukluğunda Afrika’ya gitmiş, çocukluğunda duyduğu özlem..kendisi ölecek gidecek çocuk devamı olacak bu nedenle de hep gençlüğü yani devamını düşünüyor..

İlk sayfalar ve son sayfalar çok etkileyici, bir yazar ilk paragrafını 100 kere yazarmış örneğin, en stresli kısmı belki de başlanması..

Son sayfalardaki turist aslında okurlar.. turistler için “hiçbir şey anlamamışlar “ mesajı mı veriliyor ? Kitabın life dergisinin bir eki olarak yayımlanması sonucu mu acaba turist kısmı eklenmiş ?

Iceberg teorisi; Hemingway kitap ile ilgili iceberg prensibi diyor. Olgnluk döneminin bir ürünü, yalın-gereksiz olan herşeyi çıkarmış, iyi yazmak..Bir sürü tekniğin bileşkesi..Storyteller..karmaşık kurgu yok..başlıyor bitiyor tam bir reporter gibi..Turistler köpekbalığı sanıyor..4 günü yaşama ve anlatma hızı paralel.. size ne kadar doğal geliyorsa o kadar tekniktir.. Iceberg yani bu nedenle sade gözüküyor…

Kadın gözüyle koruma kollama duygusu, erkeklerde mücadele hissi..

Novella ; Öyküden daha uzun romandan daha kısa..

Evinden, mekandan hiç bahsetmedik.. denizdeki mücadeleye odaklansın diye ev çok hafif geçilmiş ve ev mabed gibi.. Ev beslendiğimiz barındığımız bir yer olmaktan çok özgürlüğü çıkış engin denizde zaman geçirme..Evden uzaklaşma hali.. toplumdan uzaklaşma..

Kronolojik ilerlemesinin yanı sıra; 2-3 yerde geçmişe dönüşler yaparak daha iyi anlamamızı sağladı, bu geridönüşlerde hep çocuk vardı..

Olgunlaşma sürecinde amaç sadeliğe gitme..dinsel öğeler düşünülünce bu kadar yalın olmasının bir nedeni olarak düşünülebilir..